Mart 23

BÖLGELERE GÖRE TRAVESTiLER

Bu sitedeki Yazılar tamamen günceldir, haftada 2 yazı yazılmaktadır, alt bölümlerden yazılarımızı okuya bilirsiniz üstteki 3 yazı sabittir, sabit haberden sonra güncel yazılarımızı okuya bilirsiniz saygılar. 

Gerçek travesti adresleri alttaki bölgelere tıklayarak istediğiniz bölgeden arkadaşlık kurabilirsiniz.

Tüm şehirler

İstanbul-Avrupa Yakası travesti İstanbul-Anadolu Yakası travesti Ankara travesti İzmir travesti Antalya travesti Bursa travesti Mersin travesti Adana travesti Malatya travesti Sivas travesti Elazığ travesti Manisa travesti Şanlıurfa travesti Sakarya travesti Adapazarı travesti Tekirdağ travesti Ordu travesti Diyarbakır travesti Fethiye travesti Isparta travesti Didim travesti Konya travesti Gebze travesti Uşak travesti Trabzon travesti Samsun travesti Kuşadası travesti Bolu travesti Bodrum travesti Balıkesir travesti Van travesti Kayseri travesti Kocaeli travesti izimt travesti Alanya travesti Hatay travesti iskenderun travesti Marmaris travesti Kütahya travesti Kahramanmaraş travesti Eskişehir travesti Denizli travesti Aydın travesti Gaziantep travesti Kıbrıs travesti

Diğer şehirler: gercek modeller bu sitede, alttaki şehirlerdeki modelleri görmek için tıklayınız. Eğer bulunduğunuz bölgede henüz model yoksa zaman içerisinde olabilir, ileriki zamanlarda tekrar tıklayınız
Adıyaman | Afyon | Ağrı | Amasya | Artvin | Bilecik | Bingöl | Bitlis | Burdur | Çanakkale | Çankırı | Çorum | Edirne | Erzincan | Erzurum | Giresun | Gümüşhane | HakkariKars | Kastamonu | Kırklareli | Kırşehir | Mardin | Muğla | Muş | Nevşehir | Niğde | Rize | Siirt | Sinop | Tokat | Tunceli | Yozgat | Zonguldak | Aksaray | Bayburt |Karaman | Kırıkkale | Batman | Şırnak | Bartın | Ardahan | Iğdır | Yalova | Karabük | Kilis | Osmaniye | Düzce | Kemer | Kaş | Side | İtalya – Italy | United Kingdom – İngiltere | Northern Iraq Shemale | Germany – Almanya | France – Fransa
Bu site tamamen arz ve talebe göre hazırlanmış olup gerçek trans, trv bireylerin model oduğu ve aynı zamanda normal üyeliğinde olduğu bir sitedir. üst bölümdeki şehirler aracılığı ile linklere tıklayarak arkadaş edineceğiniz modelleri bulabilirsiniz. site kuralları gereği yaşınız tutmuyorsa litfen siteyi terk ediniz. Sitemizin diğer kurallrı ise şöyle;
içeride kesinlikle müstehcen yazı ve resim yüklemek kesinlikle yasaktır, sitemiz tamamen arkadaşlık sitesi olup, kötü amaçlı kullanımlar tespit edildiğinde üyelik iptal edilir, sitemiz paylaşım ve arkadaşlık sitesidir.
Ekim 18

Benim Asla anlam veremediğim şey Kayıp çocuklar

Benim yıllardan beri anlam veremediğim en büyük sıkıntılardan birisi şu:

Bir travesti olarak insanları bilgilendirmek istedim. Her gün bir yerlerde karşılaştığımız dilenci, mendilci çocuklar, işte o çocukların gerçek sahipleri kim.

Eğer Başbakan olsam ilk yapacağım hizmetleri sıralayayım.

1. Dilenci çocuklara çözüm bulmak ve o çocukların gerçek sahiplerine kavuşturmak

2. İstanbul trafiğine çözüm bulmak :) )

Diğerlerini saymadan asıl meseleye geri döneyim. Hiç bir zaman anlam verememişimdir o çocukların nasıl olur da dilenmeye teşvik edildiğine. Başbakanın yerinde olsam o çocukları öncelikle hiçbir basın organına haber vermeden, tüm vilayetteki sorumlularla bir toplantı tertipleyip, gizlice ve günlerce o çocukları toplatıp, güvenli bir yerde toplanana kadar ve toplanan çocukları sorgulayıp diğer dilendirilen çocuklara ulaşılıncaya kadar toplatmaya devam ederim. Tüm şehirlerde toplanan o çocukları sonra İstanbul yada Ankara gibi bir merkezde, hepsini bir araya getiririm. Tümünü kodlarım ve DNA testine tabi tutar sonrada DNA’sı tutan kişileri, bir daha kesinlikle dilen-dirilmemek üzere ailelerine koşullu teslim ederim.Test sonuçları tutmayan yani kendi çocuğu olmayan aileleri sorgularım ve çocuğu nereden aldığını doğrulayacak şekilde konuştururum.Daha sonra tüm ,Türkiye’ye haber verip Kayıp çocukları olanlar gelsin diyerek Bir otelde yada tesis de en iyi şekilde ağırlarım. Birkaç gün de çocukları tek tek görsün, teşhis etsin ve kendi çocuğu olduğunu iddia edenlere de DNA testi uygulatıp kendi çocuğu olduğunu kanıtladıktan sonra gerçek sahibine teslim ederim. Yaparım yada ederim derken, gerekli mercilere yaptırırım demek istiyorum :) ).

Her neyse Türkiye’de o kadar çok kayıp çocuk var ki  belki de bu kayıp çocukların bir çoğu bu dilencilerin elinde. Gerçekten o çocuk kendilerinin olsa asla dinlendirebileceğine inanmıyorum, hiç bir insan kendi canından olan bir çocuğa o zulmü yapmaz, bence kesinlikle araştırılmalı. Van da Kaybolan Nehir ölü bulundu ve hemde babasının daha önce defalarca baktığı ama göremediği yerde. Olay bu kadar yaygara yapılınca Kimbilir belki de kaçıran kişi başım belaya girmesin diye Nehir kızımızı öldürüp oraya bıraktı. Neden buna gerçek bir çözüm bulunmuyor anlam veremiyorum. Gerçi travestilerin bir çoğu da kayıp çocuklar arasında, Bunlardan biride bendim.Yani travesti İclal; 20 yıl kadar kayıptım ve 20 yıldan sonra ailemi aradım, travesti olduğumu söyledim,korkularım vardı o yüzden ailemde hep kaçmıştım ve sonraları geç te olsa, ben ne yapıyorum değer mi? şu kısacık ömürde ailemi sonsuza dek kaybetmeye diyerek Annemi aradım ve uzun süre telefonda ağladım ve kendimi toparlayıp travesti olduğumu anlattım. Annem sağ olduğuma çok sevindi ve gerisinin önemli olmadığını söyledi ve benimle görüşmek istedi. Şimdilerde çok mutluyum ve tüm ailemle görüşüyorum şükürler olsun. Allah herkesi ailesine kavuştursun diyerek yazımı sonlandırıyorum.

Bu yazımı herkes kopyalayıp sitesinde yayınlayabilir böylelikle belki bu duruma bir çözüm getirilmesine katkıda bulunabilir saygılar iCLAL.

Ağustos 6

Bir Travesti, İçişleri Bakanlığı aleyhine dava açtı!

Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Ankara’da yaşayan travesti T.T. adlı seks işçisine “rahatsız etme” suçundan ötürü birer gün arayla Kabahatlar Kanunu’na göre kesilen para cezası, yargı tarafından iptal edildi. İki ayrı mahkeme, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle örtüşmediği, olayın gerçekleştiğinin sabit olmadığı, rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için kararı bozdu. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, iki cezanın da iptal edilmesi üzerine İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Avukat Toköz, dilekçesinde, polislerin trans bireyleri cinsiyet kimliklerinden ötürü sistematik olarak cezalandırdıklarını savundu.

’Rahatsız etmek ne demek?’

Ankara’da seks işçisi olarak çalışan T.T. adlı trans bireye geçen 24 ve 25 Nisan tarihinde polis tarafından iki ayrı para cezası kesildi. Polis, T.T. hakkında Kabahatler Kanunu’nun 37. maddesine göre “rahatsız etme” suçundan işlem yaptı. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, karara itiraz etti. Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Recep Kınalı, 91 TL’lik para cezasının “mahallede oturduğu belirtilen meçhul kişilerin telefonla ihbar etmesi” üzerine verildiğini kaydederek, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle travesti örtüşmediği gibi, olayın gerçekleştiğinin de sabit olmadığı” gerekçesiyle 1 Temmuz’da kararı iptal etti.

T.T.’nin 25 Nisan’da aldığı ikinci para cezası da, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Zeka Kayalı’ndan döndü. Hakim Kayalı, 30 Mayıs’ta verdiği kararında, “rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için bu cezayı iptal etti.

‘Sistematik saldırı’

İki cezanın iptal edilmesi üzerine Avukat Ahmet Toköz, İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Toköz’ün dilekçesinde; polislerin birçok kez yaşanıldığı üzere T.T.’ye cinsel kimliğinin suç olduğu kabulüyle hareket ederek, ceza verdiğini, adeta cinsel kimliğin cezalandırıldığını ve müvekkiline ayrımcılık uygulandığını savundu. Bu ceza uygulandıktan sonra T.T.’nin gözaltına alındığını kaydeden Toköz, “Polis müvekkili haksız travesti olarak durdurmakla kalmamış idari yaptırım kararını uygulamak için polis merkezine götürmüş ve haksız gözaltı işlemi uygulayarak özgürlüğünü de kısıtlamışlardır” dedi. Çankaya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polislerin sık sık trans bireylere karşı fuhuş yaptıkları iddiasıyla ceza kestiğini hatırlatan Toköz, “kimsenin fuhuş yapma eyleminden ötürü cezalandırılamayacağını” kaydetti. Bu uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı ve ayrımcılık yasağının ihlali anlamına geldiğini vurgulayan Toköz, “Bu memurlar eylemlerini birçok kere tekrarlamıştır. Ülkede özgür bir birey olarak yaşama hakkına sahip olan müvekkil, cinsiyet kimliği, cinsel yönelimi ve cinsiyet ifadesi nedeniyle özgürlüğünün kısıtlandığını ve güvenliğinin kamu gücünü kullananlar tarafından tehlikede olduğunu düşünür ve çözüm üretemez hale gelmiştir” dedi.

Category: Genel, travesti
Temmuz 27

Mucize

Hayatımızın en zor dönemlerinde olduğumuzda birden bire bir şeyler yoluna hızla giriyor ve biz bunun ne olduğunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Başına gelen kötü olayları çok hızlı bir şekilde atlatanlar da var aramızda ve biz sadece bu bir mucize diyerek geçiştiriyoruz. Acı çekmemizin sebebi olan bitene direnmemizden başka bir şey değil. İçinde bulunduğunuz durumda sizi rahatsız eden olayla ilgili bir şeyler yapabiliyorsanız hemen harekete geçin ve durumu değiştirin! Ama eğer değiştiremiyorsanız yapabileceğiniz iki şey var. Bunlardan birincisi; Ya durumu olduğu gibi kabul edip negatif duygu ve düşünceleri bırakacaksınız ya da obsesif biçimde duruma kafayı takıp sefil olacaksınız.

Hangisini seçmek istediğiniz size bağlı aslında ben biraz obsesif olanlardanım başıma gelen kötü olaylardan hemen kurtulmam söz konusu bile olmuyor. Önce günlerce olayı kafamda tekrar tekrar kurgulayıp acıyı her seferinde daha fazla bir şekilde yaşıyorum. Problem, sadece siz onun problem olduğunu düşünüyorsanız problemdir.

Çoğu zaman en acımasız ve kötü düşmanımız yine kendimiz oluyoruz. Mutluluk dediğimiz şey gerçekten tamamen bakış açımıza bağlı. Eğer bir şeyin problem olduğunu düşünüyorsanız duygu ve düşünceleriniz olumsuz olacaktır. Ama eğer bunun sizin bir şeyler öğrenebileceğiniz, sizi büyütecek bir şey olduğunu görebilirseniz, bu artık problem olmaktan çıkar. Benim etrafımda küçük bir sorunu büyütüp dağ gibi problem haline getiren pek çok travesti arkadaşım var ve ben bu yazıyı sırf onları düşünerek yazıyorum. Artık dünyanın sonu gibi algıladığınız problemlerin aslında küçük sorunlar olduğunu ve sadece bakış açısını değiştirerek sorunlardan mucizevi bir şekilde kurtulabileceğinizi görmelisiniz. Birçok insan “aklına takılan” şeylerle yaşıyor. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Gerçekten arzuladığınız şeylere bağlanırsanız, o şeyler gerçekleşmediğinde duygularınız olumsuza döner ve bu tüm hayatınızı etkiler. Bir şeyi istemek iyidir, ama bunu kafaya takmak yerine, istediğiniz şey olsa da olmasa da mutlu olduğunuzu bilmek sizi özgürleştirir ve duygu durumunuz mutlu ya da olduğu gibi kalır. “Bu da geçer” ne harika bir cümle, değil mi? Kötü bir duruma düştüğümüzde, o durumdan çıkamayacağımızdan korkarız. Bu korku bir sarmal gibi gelip üstümüze yapıştığında ise asla geçmeyecek yaralarımız acılarımız olur.  Hayırlısı ne ise o olsun ve asla kötü düşüncelere kafanızda yer olmasın. Başınıza gelen en kötü olay bile üzerinden zaman geçtikten sonra sadece kötü bir anı olarak kalır. Şimdi takıntılı ve üzgün travesti arkadaşlarımdan gözlerini kapatıp her şeyin yoluna gireceğini düşünmesini istiyorum. Bunu kendimiz için yapalım. Sevgiyle kalın. Mucizeler hep yanınızda olsun.

Category: Genel, travesti
Temmuz 24

Altın seks ve grinin tonları

Seks yaparken sadece fiziksel hazzı değil, duygusal hazzı da düşünmek gerekiyor. Çünkü her ne kadar aksi düşünülse de, insanlar sadece fiziksel zevkler için seks yapmıyor. Bazen sadece sevildiklerini, arzulandıklarını, değerli olduklarını ve bir başkasının onlara değer verdiğini hissetmek için partnerleriyle sevişmek, bazen de sadece boşalıp rahatlayabilmek için seks istiyorlar. İster sevin ister sevmeyin seksin değişen trendlerinde en önemli etkenin ‘Grinin Elli Tonu’ kitabının olduğu düşünülüyor. Etrafta herkesin elinde bu kitap vardı ve geçtiğimiz ay kitabın beyaz perdeye yansıması herkesin ilgi odağı oldu. Fanteziler cinsel uyarılmayı arttırmada, cinselliğin sıradanlaşmasını önlemede, cinsel yaşamı renklendirmede oldukça önemli rol oynuyor. Porno olduğu düşünülen ve toplumun bir kesimi tarafından kötü kabul edilen grinin elli tonu filmi aslında bir aşk hikayesini anlatıyor. Birbirlerine deli gibi aşık iki insanın cinsel hayatlarına renk katmasından yola çıkarak çeşitli fanteziler, seks oyuncaklarıyla aralara renk katılıyor ben de geçen ay travesti Beğüm ile birlikte filmi izledim ve çok etkilendim. Seks, yaşamın önemli dinamiklerinden biri… Yaşam değişmeye başladıkça o da değişiyor, filmin ve kitabın bu kadar sevilmesinin altında yatan en büyük neden konuşulamayan hatta düşünülmesi bile ayıp olan fantezilerin bir aşk hikayesinin içinde yer alması.

Oysa bizim gibi toplumlarda aşk denildiğinde asla cinsellik akla gelmez. Sanki birbirini sevenler sadece bakışırlarmış gibi bir izlenim uyandıran bizim filmlerin yanında oldukça gerçekçi olan grinin elli tonu seks konusunda da oldukça öğretici davranıyor. Seksin gereklilik olduğunu kabul eden erkekler ve sadece biz travestilermişiz gibi kadınların seks konuşmaktan, zevkten bağımsız olması aslında doğru bir davranış değildir. Seks her zaman iki kişi arasında geçer ve ekmek ve su kadar önemlidir. Her alanda daha aktif olmaya başlayan kadınlar, cinsellikte de öne geçmeye hazırlanıyor. Kadınlar artık cinsellik konusunda daha rahat konuşmaya başlayacak, isteklerini daha açık söyleyecek ve de daha arzulu olacaklar. Zaten baştan beri olması gerekenin aynı yatağı paylaşan kadın ve erkeğin aynı şekilde doyuma ulaşması değil miydi? Kafalarımızdaki tabuları tıpkı grinin elli tonunda olduğu gibi yıkmalı ve kendimizi yeniden keşfetmeliyiz. Saygılarımla.

 

 

 

 

Category: Genel, travesti
Temmuz 20

Çekirdeğin faydaları

Çekirdek ve televizyon ikilisine oldu bitti bayılırım ne zaman televizyonda güzel bir film olsa hemen bir paket çekirdek ile çayımı hazır eder beklerim. Benim çekirdek alışkanlığım çocukluğum geçtiği mahalleden kaldı. Akşam olunca mahallenin kadınları çocukları toplanır birlikte oturup, çekirdek çıtlardık.Ne günlerdi size anlatamam hele açık hava sinemasına film gelirse bakkal bayram eder çekirdek satmaya yetişemezdi. Ben ve arkadaşım travesti Belgin filmi en ön sıradan seyredebilmek için ne numaralar çevirirdik.

Şimdi kocaman insan oldum ama çekirdek hevesinden kurtulamadım hoş iyi ki de kurtulamamışım. Çekirdeğin bin derde deva olduğunu okuduğum bir makalede çekirdek için aynen şunlar yazıyordu. Sizleri de bilgilendirmek için aktarıyorum; Bir avuç ay çekirdeği tüketilmesi, günlük gıda alımının besin değerini arttırmada önemli rol oynamaktaymış yani yediğimiz yiyeceklerden aldığımız besinlerin vücudumuza yararlı hale gelmesini sağlıyor..Çağımızın hastalığının sırrı ondaymış! Kansere karşı tam bir koruma sağlıyormuş.Ay çekirdekleri B1, B5, E ve folik asit içerdiğinden özellikle unutkanlık hastalığına yakalananlar için bir bir. Sizin de etrafınızda hala ağzında diş olan yaşşlı insanlar varsa onlara biraz çekirdek yemelerini tavsiye edebilirsiniz. Aynı zamanda önemli mineraller arasında yer alan bakır, magnezyum, selenyum ve fosfor açısından da sağlıklı bir besin sunuyor.Yalnızca çeyrek fincan -dört yemek kaşığı- kadar çekirdek, bu önemli besinlere olan günlük ihtiyacınızın yarısından daha fazlasını karşılayabiliyor.Ay çekirdeklerinde bulunan yağ da, iyi kolesterolü artırabilen, kalp ve kardiyovasküler sistemini koruyan kalp dostu yağlardan oluşuyor.Hani şu televizyon reklamlarında çıkıp, bangır bangır bağırıyorlar omega üç diye işte tam da o yağdan bahsediyorum. , Ay çekirdeğinde bulunan diğer maddeler arasında triptofan ve kolin de yer almaktadır.Aynı zamanda balkabağı çekirdeğinde de bulunan triptofan; stres, anksiyete ve depresyonun azaltılmasına yardımcı olabilir.Kolin ise özellikle hafızanın iyileştirilmesine yardımcı olarak beyin fonksiyonlarının artırılmasına destek olabilir.Bu zengin bitkisel, vitamin ve mineraller kombinasyonu ile ay çekirdekleri şaşırtıcı derecede besleyici bir yiyecek olarak ön plana çıkıyor. Misafir olun gelin bana çekirdek açayım size hesabı ben de her akşam çekirdek ve çay kombinasyonu bitmez. Bütün travesti arkadaşlarımı evime güzel bir aşk filmi eşliğinde çekirdek çıtlamaya davet ediyorum. Buyrun beklerim. Görüşmek üzere.

 

Category: Genel, travesti
Temmuz 13

Ah biz kadınlar

Nesil her geçen gün değişiyor ama sanırım en çok değişimi biz kadınlar yaşıyoruz. Televizyonda gördüğümüz yabancı dizilerde kadınların özgürlüğünü başlarına buyruk yaşamalarını ve istedikleri erkekle beraber olmalarını deli gibi kıskanıyoruz. Bu durum bizlerin erkeklerden beklentilerini yükseltmeye yetiyor da artıyor.  Belki de eskiden kadınlar zaten anlaşılmayı beklemiyordu. Daha doğrusu erkeklerden şimdiki kadar çok şey beklemiyordu. Erkek dediğin kumarı, içkisi yoksa, eve gelip kadını dövmüyorsa, kadın peşinde gezmiyorsa, işine gidip geliyorsa artık daha fazlasını aramak nankörlük gibi görülüyordu. Biz kadınlar şimdilerde adamın biraz hassas, biraz romantik, biraz maceracı, biraz sürprizli, biraz gizemli, biraz entellektüel, biraz zengin, biraz hovarda, biraz serseri, biraz seksi, biraz çatlak, biraz komik ve tabii yakışıklı olmasını da istiyoruz. Oysa erkekler bir türlü bizim onlardan beklentilerimize cevap veremiyorlar. Saydığım özelliklerinden birini bir erkete bulacak olsak diğerlerini arar hale geliyoruz yok mu şunların hepsinde bünyesinde taşıyan bir erkek? Galiba yok.

Erkeklerin istedikleri bütün özellikleri bir kadında toplamaya hiç niyetleri yok mesela evinde oturan kadının hamarat, iyi yemek pişiren sadık olmasını isterlerken dışarıda takıldıkları kadının seksi ve güzel olmasını istiyorlar. Evlilikten beklentileri ile sevdikleri kadından beklentileri aynı değil. Onlara hava hoş bizim gibi tek bir erkeğe bağlanmak duyguları gelişmemiş. Benden yaşça biraz büyük bir travesti ablam derdi ki “biz bir erkeği ölünceye kadar severiz ama erkekler işlerine geldiği kadar sevgi verirler.” Şimdi gel de bu söze katılma itiraz edecek olanınız yoktur herhalde. Aşk deyince ötesini aramayan biz kadınlar ve aşkı her yerde farklı tende arayan siz erkekler birbirimizi sonsuza kadar anlamayacağız belki, hep didişecek, hiç aynı konuda mutabakat sağlamayacağız ama her zaman birbirimize muhtaç olacağız. Bize biraz değer verip şöyle kalbinizin üzerinde taşısanız zaten biz mutlu oluruz. Ama sadece para vererek baksın başının çaresine derseniz işte o zaman ipler gerilir ve sorunlar arka arkaya gelir. Vereceğiniz bir aşk o da size zor geliyorsa hiç peşimizde koşup mesajlar göndermeyin. Kapı komşum travesti Banu’nun erkek arkadaşı gibi haftanın beş günü kayıplara karışıp, sonraki gün kapıya dayanıp aşkım sensiz yapamıyorum diye yalvarmayın. Hele bir gidip şu kafalarınızı değiştirin sonrasına bakarız. Saygılarımla.

Category: Genel, travesti
Temmuz 10

Destek almak ya da almamak

Psikolojik destek alan insanlara deli gözüyle bakmak maalesef bizim toplumumuzda bir hastalık haline gelmiş. Sanki kişilerin doktora gitmesi için illa kafayı yemiş olmaları gerekir diye bakılıyor ve bu yanlış anlamaya neden olmamak için pek çoğumuz gerektiği yerde doktor yardımı almaktan kaçınıyoruz. Psikolojik destek, kişinin günlük hayatı içinde karşılaşabileceği tüm sorunların üstesinden gelmesinde kişiye duygusal olarak rahatlık sağlar.

Belli bir değişimden geçmek zordur dünya üzerinde destek almadan değişime uğramaya çalışan insanların bir yerden sonra patlak vermesi, kişilik çatışması yaşaması oldukça yakın bir kavramdır. En basitinden erkek olarak dünyaya gelmiş birinin belli bir yaştan sonra kadın olmayı seçmesi hayatına travesti olarak devam etmesi onun mutlaka böyle bir desteği almasını gerektirir.

İnsanların sosyal çevrelerini eşlerini dostlarını bir anda değiştirmesi beklenemeyebilir ama en azından bakış açılarını değiştirmesi şarttır. Kişinin tüm sorunlarının farkında olması her zaman tüm çözüm yollarını görebileceği anlamına gelmez. Bazen kişi aynı döngü içerisinde o kadar uzun süre kalmıştır ya da kaygısı o kadar yoğundur ki farklı bir bakış açısını yakalayamaz. Bu noktada psikolojik destek süreci kişiye içinde bulunduğu duruma farklı bir yerden bakmasına yardımcı olur.

Korkmayın ve mutlaka psikolağa gidin başkalarının sizin hakkınızda söyledikleri asla sizin sağlığınızdan daha önemli değildir. Ben şimdi akşam bir arkadaşıma uğrar içimdeki bütün sıkıntıları ona döker ve rahatlarım diye düşünüyorsanız, arkadaşınız size ancak tavsiyede bulunur ama derdinizin çaresi onda değildir.Çare alışveriş yapmak, kafa dağıtmaya çalışmak da değildir. Çok zorlu bir süreci sakın yalnız atlatmaya kalkışmayın. O an size çözüm gibi gelen şey bir süre sonra sizi öyle bir yerinizden yakalar ki dünyanın sonu geldi düşüncesine kapılır ve hayattan soğursunuz. Bildiğiniz gibi bu ülkede travesti olmak, trans olmak ya da eşcinsel diye adlandırılmak zordur ve çare başkalarına kulak tıkayarak kendimizi ön plana çıkarmaktır. O nedenle psikolojik destek kriz noktasına gelmeden alınırsa kişinin hayatındaki çözülmeler daha kolay olacaktır. Psikoloğa gitmek güçsüzlük değil, değişim için harekete geçebilecek motivasyon ve gücün olduğunun göstergesidir. Hayat sizin ve lütfen kendiniz için bir şeyler yapın. Saygılarımla.

Category: Genel, travesti
Temmuz 6

Anı yaşamaya çalışmak

“Carpe, carpe diem. ‘An’ı yaşayın ve hayatınızı olağandışı kılın…” Söylemesi ne kadar kolay oysa bunu uygulamak için hangimizde yeterli cesaret var. Sosyal medyada ne zaman bir ağa girsem travesti arkadaşlarımdan birinin böyle güzel sözler yazdığını görüyorum. Kafasına göre takılan birileri olmadıkları halde bu özlemi başkalarına öğütler vererek geçirmeleri karşısında şaşırıp kalıyorum. Üstelik bu yazıları yazanların pek çoğu kafalarına göre yaşamayı bırakın habire elalem ne der diyerek kendi isteklerine ket vuran, küçük sorunları büyüterek kocaman dağlar yaratan, her derdi kendi üstlerine alınarak hep mutuz olmayı becerebilen insanlar. Anı yaşamak dediğim gibi sözde kolay ne derler dile kolay hah işte tam karşılığı bu olsa gerek ya ne diyorsunuz kardeşim şu devirde her anın tadını çıkarmanın mümkünatı mı var. Sizin o yazdıklarınız dile kolay ancak.

Gerçek alem de mutlu olmayan ama iş sosyal medyada an paylaşmaya gelince mutluluktan uçan bu kardeşlerim hayatın koşuşturmacası içinde bırakın anı yaşamayı, hangi günü yaşadıklarını unutur hale geliyorlar. İşler kesat gitse geçim derdine iyi gitse iş yetiştirme derdine, hiçbir şey bulunmaz ise başkalarının çözümsüz dertlerine kafa yoruyorlar. Mesela İzmir travestilerinden Bade, kendi dertleri yetmezmiş gibi aktivist olup, LGBT ile şehir şehir dolaşmaya trans ve travesti sorunlarının insanlarla açıklamaya çalışıyor. Yanlış anlaşılmasın ben travesti İclal olarak böyle şeylere karşı değilim ama urum ortada ülkede bu kadar çok homofobik olunca bizim dertlerimizi anlatmamız onların bir kulağından girer, diğerinden çıkar yani kısacası boşa kürek sallıyoruz.

İnsan belli bir yaşa gelince belki de kendi yapamadığı şeyler için en azından kendinden sonraki nesil takıntılı olmasın diye anı yaşa gibi cümleler kuruyor. Kim bilir en azından öğüt verebilmek de güzel bu bencil olmadıklarını insanları sevdiklerinin bir göstergesi de olabilir ya da ah ben yapamadım siz yapın dercesine bir özeleştri de sadece yazılanları okuyup, mutlu olmak dersler çıkarmak bile yeterli olabilir.

Evet başta yazdığım gibi şairane sözleri seviyoruz ama hayatı fazla ciddiye almamak, gelecek planları yaparken yalnızca kendi zevkimize göre tasarlamak o kadar kolay değil. Olanağınız varsa , bazen hayatın sizi getirdiği bir noktada ister istemez yeniden başlamak zorunda kaldıysanız gerçekten de bundan sonra ne yapmak istediğinizi yeniden düşünüp bir şeylere başlayabilirsiniz. Beni tanıyanlar hayata tam ortasında nasıl yeniden başladığımı, mutluluk için elimden gelen her şeyi yaptığımı bilirler ama ben anı yaşa diyecek kadar iyimser biri olamadım. Ne yapalım hayat bizim gibilerine tırnaklarını çıkarmayı daha çok seviyor. Biz hayatı bizi tırmalayan tırnaklarıyla sevmeyi öğrenmeliyiz. Sevgiyle kalın.

Temmuz 3

Sosyal medyada hırsızlık

Sosyal medyanın güzel yanlarını inkar edemem ama bana sorarsanız insanların özel hayatına hiç özen gösterilmiyor. Eskiden korsan CD ve filmler satanlardan farkı kalmayan bazı siteler sizin özene bözene hazırlatıp yayınladığınız sitenizden fotoğraflarınızı çalıp, kendi sitelerinde izinsiz yayınlıyor ve bundan da en ufak rahatsızlık duymuyorlar.

Sosyal medya yaygınlaştığından beri insanların gizlisi saklısı kalmadı. Nihayet google en azından diğer sitelerin aksine buna çözüm bulmaya yarayacak erişim engelleri sağlıyor. Erişim engeli uygulaması güzel fakat sanırım yetersiz kalıyor. Çünkü insanlar arayıp bulup, çok ünlü artistlerin bile fotoğraflarını internette yayınlıyor ve izin alma gereği duymuyorlar. Geçtiğimiz yıl, Jennifer Lawrence ve Kate Upton gibi ünlülerin özel fotoğrafları kimlikleri bilinmeyen kişiler tarafından hacklenmiş ve internete yüklenmişti. Sizin özel fotoğraflarınızın internette yayınlanmasına revenge porn deniliyor tabi her fotoğrafın porno olduğunu söylemek de doğru olmaz. Mesela geçenlerde Adana travestilerinden bir arkadaşın özel sitesindeki fotolarını alıp birkaç siteye koymuşlar tabi arkadaşım bu işi duyduğunda sitelerden davacı oldu ama maalesef internet üzerinde bir yaptırım söz konusu olmadığından site kapanmadı. Hala bu hırsızlığa devam ediyorlar. . Google, sitelerdeki fotoğrafları ya da içeriği yetkisi olmadığı için, maalesef silemiyor. Fakat,  google kendi üstüne düşeni bu fotoğrafların bulunmasını zorlaştırarak yapıyor. Google kadar duyarlı davranmayan diğer arama motorları buna önem vermese de en azından en çok kullanılan arama motoru olduğundan en azından buna razı oluyoruz. Son zamanlarda, ‘revenge porn’a karşı birçok önlem alınmaya başlanmış, bu amaçla birkaç web sitesi açılmış ve imzalar toplanmıştı. Ben de bu imza kampanyalarından birine katıldım ve haklı olarak bu duruma karşı çıktım. Siz travesti arkadaşlarımın da aynı duyarlılığı göstermesini isterim. Unutmayın bugün bir arkadaşımızın başına gelenler yarın bizim de başımıza gelebilir. Google’ı bu konuya gösterdiği için tebrik ediyor ve aynı duyarlılığı herkesten bekliyoruz.

Lütfen emeğe ve insanların özel hayatına biraz saygı gösterin ve artık emek hırsızlığı yapmayın. Dünyanın güzel bir yer olmasını istiyorsak, başkalarının hayatına saygı duymaya çalışmalıyız.  Her neyse bu konuyu fazla uzatmadan yazıya bir nokta koyalım. Bir sonraki yazımda buluşmak üzere hoşcakalın. Bu arada travestiistanbul travestileriantalya travestilerisamsun travestilerianadoluyakası travestileribursa travestileri, kocaeli travestileriadana travestileriankara travestileri, ile ilgili modellerimiz için linke tıklayınız.

Haziran 29

Yeterince açık mıyım?

 

İnsan oğlunun türlü türlü huyu var. En basitinden siz bütün içtenliğinizle birilerine derdinizi açar, medet umarsınız ama sıra ona geldiğinde o derdini ya da ne düşündüğünü sizden dünya sırrı gibi saklar. Bu insanlar neden hep kaçak göçek savaşmaya çalışır birbirlerine karşı açık olmazlar bilmiyorum. Sanırım ne anlatmak istediği anladınız. Hani şu sizin dertlerinizi dinleyip, sanki çok açıkta bir yerleriniz kalmış gibi dinledikten sonra hayretler içinde yüzünüze bakıp size dünyanın en garip insanı muamelesi yapan,kapalı kutu insanlardan bahsediyorum. İnsanların size karşı açık davranmamalarının sebebini merak ediyorsanız belki de biraz kendinize bakmalısınız. Çevrenizdekileri sürekli olarak iyi ya da kötü yönde yargılıyorsanız ya da sürekli olarak onlarla rekabet halindeyseniz size karşı açık davranmaları mümkün olamayacaktır. Aslında en derinden asıl sebebin bu olduğunu bilirsiniz. Fakat yine de yargılamaya ve rekabet etmeye  devam edersiniz. tabi bu söylediklerim normal insanlar için geçerli, içten pazarlıklar yaparak, sizi zor anınızda yalnız yakalama gayretinde olanlar zaten siz ne düşünür ne yaparsanız yapın asla size karşı açık olmayacaklardır. O yüzden ben normalde insanlar neden açık olmazlar o konuya değinmek istiyorum.

insanlarla konuşurken önce onlarla ilgili neleri beğendiğinizi anlatır, bol bol övgüler yağdırır,  konuşmanın sonuna geldiğinizde ise asıl konuya geçersiniz. Zekice yargılama konusunda bir iki defa başarılı olsanız da bir müddet sonra insanlar sizinle birlikteyken kendilerini iyi hissetmediklerinden açık davranmamaya başlarlar.    Merak etmeyin alıcılarınızın ayarında bir sorun yok maalesef insanların yüzde doksanı olaylara bu şekilde yaklaşıyorlar. Geçenlerde Antalya‘dan bir travesti arkadaşım ziyaretime geldi. Kendisi her anını yaşadığı her olayı insanlara hiç bir şeyden çekinmeden anlatır. Sizin anlayacağınız içi dışı bir insanlardan, ama etraf çakal dolu olunca benim arkadaşım yanlış anlaşıldı arkasından ne safmış bütün sırlarını bizimle bir çırpıda paylaştı diyen bile oldu. Sanırsınız açık olmak suç. Zihninizden geçen negatif düşünceleri ve felaket haberlerine bir günlüğüne ara verin. Etrafınızdaki her şeye, her insana ilk defa bakıyormuş gibi bakın. Gözlerinizin içi gülsün. Tedbir almayın, herhangi bir konuya çok kafa yormayın. Mümkünse konuşmak yerine dinleyin. Yargılamayın bırakın herkes açık olsun ve düşündüğünü söylesin. Birbirimizi doğru anlamanın yolu açık olmaktan geçer. Şimdi aranızda bazı travesti arkadaşlarım ya biz yeterince açık konuşmuyor muyuz diye hayıflanabilir sözüm meclisten dışarı, keşke herkes sizin gibi olabilse. Sevgilerimle.

Haziran 26

Son pişmanlık

Yurt dışında bir üniversite yememiş, içmemiş kadınlar ve erkekler üzerinde cinsellik konusunda bir araştırma yapmış gerçi ben bu tür çalışmalarının insanların doğruyu söylemedikleri için biraz yanıltıcı olabileceğini düşünürüm ama yine de sonuçlara bakmadan edemedim. Hatta okuduktan sonra sizinle de paylaşamaya karar verdim.

Teksas Üniversitesi tarafından 24 bin kişinin katılımıyla düzenlenen anket sonuçları kadınların ve erkeklerin cinsellik konusunda çok farklı pişmanlıkları olduğu sonucuna varmış. Seks sonrası pişmanlıklar kadınlarda ve erkeklerde birbirlerinden çok farklı sonuçlar ortaya çıkarmış. Uzmanların araştırmalarına göre kadınlar seks sonrası erkeklerden daha fazla pişmanlık duyuyor. Erkekler sadece daha fazla kişiyle birlikte olmadıkları için pişmanlık duyarken, kadınlar çok hızlı ilerledikleri ve yanlış kişiyle ilişkiye girdikleri konusunda pişmanlık yaşıyor. Bu zaten benim de sizinde bildiğiniz bir dünya gerçeği maalesef kadınlar seks konusunda erkekler kadar özgür olamadıklarından her seks sonrası bir pişmanlık yaşamaları da gayet normal.En büyük pişmanlıklar aniden karar verilip yapılan seksler için ortaya çıkıyor. Ani kanın beyin dışında toplanması, yani anlık karar verilen ilişkilerde hemen sonrası keşke yapmasaydık diye düşünen taraf her zaman kadınlar oluyor. Bir de alkolün etkisiyle kendisine yakışıklı görünen adamın sabah bet suratını gören Ankara travestilerinden Deniz’in yaşadığı pişmanlıklar var. Bizim kıza gece bir mekanda Bradd Pitt gibi görünen adam gün ışığında kurt adama dönüvermiş, aslında kurt adamlar gece çıkar diye bilinir ama travesti Deniz’in karşısına hep sabah aynı yatakta çıkıyorlar. Artık o da her gördüğü yakışıklıyı yakışıklı sanmasa daha iyi olur. Ne demişler son pişmanlık fayda etmez.

Erkeklerin yaşadıkları pişmanlıklar ise şöyle sıralanıyor;

1. Olası bir yatak arkadaşına doğru hamle yapmamak

2. Gençliklerinde seks yaşamlarında daha maceraperest ve tutkulu davranmamak

3. Sevgilisi yokken cinsel anlamda daha maceraperest olmamak

4- Hoşlandıkları birine karşı çekingen davranmaları

5- Gençken daha fazla maceracı olmamak -Bekarken daha fazla partnerle birlikte olmamak

Erkeklerin basit ama çözümü olan dertleri bizimkinin yanında devede kulak kalıyor.  Asıl sorun biz kadınların kiminle birlikte olmaya karar vermede çektiğimiz güçlük galiba kimseyi kendimize layık görmüyoruz. Y ada sat anasını diyerek gözümüz kapalı ilişkilere başlıyoruz. Sonuç her zaman hüsran olmuyor ama çoğunluk ne diyor hüsranla bitti yine tek gecelik ilişkim.. Ne yapalım bizim de kaderimiz buymuş. Saygılarımla.

 

Haziran 22

Bu film seyredilmeye değer

Sinema yani beyaz perdede bu hafta sekiz yeni film vizyona girecek. Benim bu filmler içinde size tavsiye edebileceğim ise kabile olacak.

Miroslav Slaboshpitsky’nin yönettiği Ukrayna yapımı filmde Grigoriy Fesenko, Yana Novikova, Rosa Babiy ile Alexander Dsiadevich gibi isimler rol almış. Filmin en büyük özelliği alt yazı ya da seslendirme olmayışı. Nasıl yani dediğinizi duyar gibi oluyorum. Korkmayın film eski zamanların sessiz filmlerinden değil yani bir Charlie Chaplin filmi izlemeyeceksiniz. Film işaret dili ile konuşturuluyor belki de işaret dili bilmediğimizden ki ben de bilmiyorum filmi anlamayacağınızı düşünebilirsiniz ama işin açıkçası ben sırf bu yüzden izlemek istiyorum çünkü dünya üzerinde işaret dili ile çekilen ilk film olma özelliğini taşıyor ve ben de bu tür yenilikleri takip etmekten hoşlanan biriyim.

Üstelik Mersin’de yaşadığım yıllarda sağır ve dilsiz travesti bir arkadaşım olmuştu ve onun işaret dilini bana öğretmeye çalışması ile birazcık da olsa birkaç kelime öğrenmeyi başarmıştım. Onun o halde okumak ve yeni bir şeyler öğrenmek için gösterdiği gayreti her zaman takdir etmişimdir. Şimdi travesti arkadaşım ve onun durumundaki insanlar için böyle bir film yapılması beni çok memnun etti.

İki saatlik film, Ukrayna’da sağır ve dilsiz okulunda yatılı okuyan bir gencin başına gelenleri konu alıyor. İlk gösterimi 2014 Cannes Film festivalinde gerçekleştiren yapım, festivalden 3 ödülle dönmüştü.

Sergey konuşma ve işitme engelli bir gençtir ve kendisi gibi öğrencilerin eğitim gördüğü bir denizcilik okuluna kaydolur. Okuldaki ilk günüyle açılan film, Sergey’in öğrencilerin kendi aralarında kurduğu sert hiyerarşik düzenle tanışmasını ve zamanla bu düzenin bir parçası oluşunu ele alır. Öğrencilerden kurulu çetenin çeşitli suçlara bulaştığı bu düzende ilk sınavı geçen Sergey, artık bu zincirin bir üyesidir. Ancak beklenmedik bir şekilde diğer üyelerden birine aşık olması işleyişi derinden sarsacaktır.

Filmin konusundan da anlayacağınız üzer içinde çarpıcı bir aşk hikayesi de var. Film aslında bu aşk üzerine kurgulanmış yani içinde aşk olan hiçbir film beni sıkmaz umarım siz de izlerseniz benimle aynı görüşte olursunuz sonra bize ne biçim film önerdi diye arkamdan söylenmeyin. Şimdiden iyi seyirler dilerim.